04.06.2021, 15:17

Büyükerşen ile Kesikbaş yok, kurumlar var!

Milattır: 4 Nisan 2018…

Celalettin Kesikbaş ile Nadir Küpeli yarışmış, Kesikbaş ipi göğüsleyerek Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı seçilmişti.

Böylelikle bir devir sona erdi.

Aşağı yukarı 30 yıl ESO’yu yöneten Savaş Özaydemir, artık yoktu.

*

Bununla beraber herkesin umudu şu yöndeydi: Yerel yönetimlerle sanayi barışacak, el ele verip Eskişehir’i kalkındıracak.

*

Önceleri her şey iyi başladı.

Nazik açıklamalar, ziyaretler, vesaire…

Sonra ne olduysa oldu, ‘ayrıştırma-gruplaşma hastalığımız' yine depreşti!

Ayrıştırma?

Ana nedeni siyasi rant; ego, hırs, ‘ben bilirim’, ‘ben yönetirim’, ‘buralar hep benim’ zihniyeti.

Ve sonuç…

Sanayi ile yerel yönetimler arasında, yine soğuk rüzgarlar…

*

4 Nisan 2018’den bugüne ne yaşandığı ayrıntılarıyla aktarılıp incelenebilir; belki ilerde, işin içerisine Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanlığı ile ‘ilgili’ tüm siyasi-sivil aktörleri de ekleyip derinlemesine bir analiz yapabiliriz.

Ancak bugün, o kadar ‘ince’ kalem oynatmaya lüzum görmüyorum.

Direkt, kıssadan hisse yapmak derdindeyim.

*

Evet, 'sanayi ile yerel yönetimler arasında soğuk rüzgarlar’ demiştik.

ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’le görüştü.

Ben bu görüşmeyi, ‘haftanın olayı’ şeklinde nitelendiriyorum.

Niçin?

İki ismin arasında cereyan eden ve ‘birilerinin inatla köpürttüğü’ bazı tatsız olaylar nedeniyle, bu kadar erken birliktelik beklenmiyordu da ondan.

*

Ama önemli olan neydi?

Yılmaz Büyükerşen ile Celalettin Kesikbaş’ın bir araya gelmeleri değil elbette.

Büyükşehir Belediyesi ile Sanayi Odası’nın kucaklaşmasıydı.

Fakat Eskişehir’in geleceğini şahsi rantı uğruna kişiler üzerinden inşa etme gayreti içerisinde olanlar, başladılar yaygaraya: “Ama bunlar birbirlerine şunları söylemişti; şimdi niye buluştular ki, ne gerek vardı ki, hani intikam alındı mı ki!..”

Ne intikamı?

Neyin intikamı?

İki beyin, her biri bir kurumun başında, hedef ise Eskişehir’in gözle görülür bazı geri kalmışlıklarını ortadan kaldırmak.

O halde intikam, yok.

Birlikte, omuz omuza çalışmak var.

*

Kişiler yok, kurumlar var.

Zira kişiler, birbirlerini sevmeseler dahi, başında bulundukları kurumları şahsi meselelerine alet etmezler.

En azından demokratik ortamlarda işler böyle yürür.

Eskişehir’e de ‘çağdaş şehir’ diyorsak…

Eh, Yılmaz Büyükerşen’e de demokrat diyorsak…

Celalettin Kesikbaş’ın da demokrasiye inandığını biliyorsak…

O halde sorun yok.

*

Sorun, bahsi geçen ikilinin çevresinde yuvalanan antidemokratik kafalarda belki de!

*

Her neyse…

*

Yazımın sonuna yaklaşırken şunu ifade etmek isterim.

Celalettin Kesikbaş, sanayicileri temsilen Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’le demokratik çerçevede görüşmüş ve Eskişehir’e ilişkin istişarede bulunmuş.

Görüşme sonunda ise her iki isim, kamuoyuna, ‘özellikle kurumsal olarak’ Eskişehir’in menfaatleri adına ‘işte birlik’ mesajı vermiş.

Kurumsal olarak, işte birlik!

Asıl önemli olan da bu.

*

Son söz…

Çalı dibi seviciler, bırakın taşlamayı.

Bırakın da, şehir kazansın.

saglisolluhaber.com

Yorumlar (0)
-2
açık
Gelişmelerden Haberdar Olun
@