13.09.2021, 14:09

Dündar Ünlü: Birlik olmazsa seçim kazanılamaz!

Dündar Ünlü, Eskişehir’in önemli siyasi karakterlerinden…

AK Parti’nin eski il başkanı…

Bazılarına göre efsane il başkanı da denebilir…

Altı ay önce Medya Midas’tan gazeteci Hakkı Kutlu’yla yaptığı röportajdan bu yana sesi çıkmıyordu…

Köşesine çekilip şehirde yaşananları izlemeyi tercih ettiğini sanmıyorum, belki de ‘şu an’ için konjonktürel olarak pek öne çıkmak istemiyor olabilir.

Ancak şehir için önemli olan politik bir figürün uzun zaman görünür olmaması, en azından beni rahatsız ediyor.

Hele ki önemli seçimlerin arifesinde…

*

Bu suskunluğu bozmak adına Dündar Ünlü’yle görüştüm ve merak ettiklerimi kamuoyu adına sordum.

*

Dündar Ünlü, mali müşavir ve politikacı olmasının yanı sıra aynı zamanda kooperatifçi.

Şu an Pancar Ekicileri Kooperatifinin yöneticisi durumunda.

Bu noktada yakın geçmişte kooperatif seçimi olmuş ve çeşitli iddialar fısıltı şeklinde yayılmıştı. Bu iddiaları desteklemek için de kooperatif genel kurul tarihinin öne çekilmesi hususu gündeme getirilmişti.

Dündar Ünlü’ye şunu sordum: Genel kurul tarihi niçin öne çekildi?

Ünlü bu soruya, şöyle cevap verdi:

“Konuya şöyle açıklık getirmek isterim. Şimdi biliyorsunuz Pancar Kooperatifinin hem genel kurulu var hem denetim kurulu seçimi var. Denetim kurulu seçimi bu yıla, yani 2021’e denk geliyordu. Genel kurul ise 2022’de yapılacaktı. Biz dedik ki, genel kurulu öne çekelim ve denetim kurulu seçimiyle beraber yapalım. Buradaki amacımız iki iş olmasın, iki telaşe olmasın, işler aksamasın, maliyet de artmasın, tek seferde bu iki seçim atlatılsın. Ve ikisi de artık dört yılda bir, tek seferde yapılsın. Yani burada yangından mal kaçırırcasına yapılan bir işlem söz konusu değil. Mantık çerçevesinde yapılan doğru bir iş var.”

*

Bu yanıtın ardından siyasete ilişkin konuşmanın vaktinin geldiğini düşünerek, biraz geçmişe gittim; 2018 genel seçimlerine… Dündar Ünlü o seçimlerin arifesinde il başkanlığı görevinden ayrılmış ve milletvekili adayı olmuştu. Fakat yeri dördüncü sıraydı ve bu sıra, AK Parti teşkilatını şaşırtmıştı.

Yukarıdaki hatırlatmadan sonra ‘bu iş nasıl oldu’ diye sordum.

Ünlü’nün bu soruya cevabı ise şöyle oldu:

“Şimdi ben o dönem il başkanı seçildiğimde temel bir hedef koymuştum, il başkanı olarak yerel seçim sürecini yönetmek istiyordum. Ve hatta teşkilatımızı 2019 hedefine motive de etmiştik, teşkilat inanmıştı, beraberlik de sağlanmıştı. Ama genel seçimin öne alınması ve milletvekilliği göreviyle de teşkilatın bağlantılı olması nedeniyle ‘teşkilat içinden birisi milletvekili adayı olsun’ yönünde bir görüş ortaya çıktı. Buradaki amaç, Ankara’yla teşkilat arasında sağlıklı bir köprü kurulmasıydı. Şimdi burada teşkilatımız benim üzerimde bir uzlaşmaya vardı. Ben de elimden gelen tüm gayreti gösterdim o seçimde. Ama olmadı, ne yapalım? Hiçbir biçimde veryansın da etmedim, yoluma devam ediyorum. Zaten ben bu işlere nasip olarak bakıyorum.”

*

Dündar Ünlü bu anlatımıyla dikkat çeken bir noktaya değinerek o dönem amacının teşkilatı 2019 yerel seçimlerine taşımak olduğunu söyledi. Ve Dündar Ünlü’nün olmadığı o seçimde, AK Parti elindeki bazı belediyeleri de kaybetti.

Bu noktada sordum: AK Parti Eskişehir’de niçin kaybediyor?

Dündar Ünlü’nün bu soruya verdiği yanıt oldukça çarpıcı oldu. Okuyalım…

“Geçmişe bakarak da görüyorum ki yerel seçimleri kazanmak için öncelikle teşkilat içerisinde birlik ve bütünlüğün sağlanabilmesi gerekiyor. Bunun ardından şehre kazandırılan icraatlar doğru bir şekilde anlatılacak. Bununla beraber şehrin sorunlarına ilişkin hazırlanan somut çözüm önerileri sunulacak. Ve adaylar belirlenirken iş şahsileştirilmeyip kimlerle seçim kazanılacaksa onlar kamuoyunun tartısına çıkartılacak. Seçim kazanmanın başka yolu yok. Burada şunun altını özellikle çizmek istiyorum: Yereli kazanmanın en temel şartı, teşkilat içerisinde birlik ve bütünlüğü sağlamak. Birlik ve beraberlik sağlanamadığı sürece, seçim kazanmak tesadüflere bağlı. Kişisel meseleler kenara bırakılıp seçim için, bu şehre doğru hizmetin gelmesi için birliğin sağlanması şart. O zaman seçimin kazanılmaması için hiçbir engel kalmaz, buna inanın.”

*

AK Parti ile ilgili son dönemde en çok konuşulan unsurlardan biri de ‘parti içi birliğin sağlanamadığı’ görüşüydü.

Bu görüş, Dündar Ünlü’nün az önce okuduğunuz ifadeleriyle bence doğrulanmış, tescillenmiş oldu.

*

Yazımın başında, Ünlü için politik figür demiştim.

Dolayısıyla kamuoyunun merak ettiği şu soruyu yönlendirdim: Önümüzdeki süreçte önemli seçimler var. Tekrar milletvekili adayı olmak gönlünüzden geçiyor mu? Ya da belki belediye başkan adayı olmak istersiniz?

Dündar Ünlü’nün cevabı şöyle oldu:

“Bakın benim işim gücüm var… İnsanlar, işinin yanında bir dernekte, bir vakıfta veya bir kulüpte görev yapabilirler. İşte, benim politika anlayışım budur. İşimin yanında bu memlekete, bu şehre bir faydam dokunur mu diye partimde yıllarca çeşitli görevler üstlendim. Elimden geldiğince de katkı yaptım. İlla milletvekili olacağım, şunu olacağım, bunu olacağım şeklinde bir derdim hiç olmadı, olmaz da. Belediye başkan adayı olmak ise aklımdan hiç geçmedi. Ve bakın şunu vurgulamak isterim: Ne makama ne de başka bir şeye ihtiyacım var. Ama tabii ben siyasi bir aktörüm, bunun farkındayım, gün gelir belli görevler hizmet etmek için yine alınabilir, bunu da insanlar değerlendirir.

*

Bu anlatımdan çıkarılacak sonuç, evet, Dündar Ünlü ‘makam peşinde değil’ ancak fırsat doğarsa değerlendirmekten imtina etmez.

*

Ünlü ile birazda belediyeleri ve Eskişehir’in sorunlarını konuşmak istedim.

Ünlü’nün, “iktidar ile belediyeler aynı partide olsa şehre daha iyi hizmet gelir” şeklinde bir düşüncesinin olduğunu biliyoruz.

Peki, belediyeler ne yapıyor da şehre daha iyi hizmet gelmiyor?

İşte sorunun cevabı:

“Eskişehir’de en yetkili birimler belediyeler, bunu biliyoruz. Şehirdeki sıkıntıları doğal olarak en iyi belediyeler biliyor. Öyle olunca çözümlerini de en iyi bahsi geçen kurumların biliyor olması lazım. Bu anlamda iktidara da yol göstermeleri gerekir ve kendileri yapamadığı yerde iktidardan destek istemeleri gerekir. Yani bakın, hangi belediye Eskişehir’in bir sorununu ciddi anlamda tespit etmiş, çözüm ya da çözümler üretmiş ve Ankara’ya gidip proje götürmüş ya da çözüm için destek istemiş? Yani Ankara’ya bir proje götürüldü de Ankara yardım etmedi mi? Varsa çıksınlar söylesinler. Bakın çok üzücü bir tespit var ortada. Belediyeler, Eskişehir’deki hayati meselelerin hiçbirinde maalesef yoklar. Küçük Sanayi Sitesi gibi, Baksan gibi… Bunlar şehrin kanayan yaralarından sadece ikisi, ancak belediyeler sanki sorun değillermiş gibi bir yaklaşım içerisinde.”

*

Direkt öteki soruma geçiyorum: Eskişehir’in en önemli üç sorunu?

Cevap şu:

“Bence şehrin birinci sorunu trafik. Hem şehir içi trafik anlamında hem çevreyolu anlamında problemli bir şehir olduğumuzu kabul etmeliyiz. İkinci sorun ise imar sorunu, kentsel dönüşüm sıkıntısı had safhada. Şehrin merkezine adeta sıkışıp kaldık. Açın artık şu şehri, bir hava alsın, dar sokaklardan, numunelik kaldırımlardan, dip dibe olan ve güneş almayan yapılardan kurtulalım. Üçüncü sorunun ise alt yapı, üst yapı ve su sorunu olduğunu düşünüyorum.

*

Yazımın sonuna yaklaşırken, Ünlü’nün, Eskişehirspor’a ilişkin görüşlerini de aktarmak istiyorum.

Ünlü, az sonra okuyacağınız metinde, Eskişehirspor’un kurtuluşunun Büyükşehir Belediyesi ile Yılmaz Büyükerşen’den geçtiğini savunuyor.

Şöyle ki:

“Eskişehirspor’un düzelmemesinin nedeni, işi çözecek insanların takımdan uzak durması. Tabii bunun nedenini iyi incelemek lazım. Benim gördüğüm, en basitinden, insanlar sosyal medya aracılığıyla yıpratılmaktan ve rencide edilmekten çekiniyorlar. Bu nedenle kulübe pek yaklaşmak istemiyorlar; görmez ve duymazı oynuyorlar. Ama iş buralara gelene kadar Yılmaz Büyükerşen kulübe müdahale etmeliydi. Yılmaz Hoca’nın geçtiğimiz 20 yıllık süreçte Eskişehirspor’a öncülük etmesi ve ipleri ele alması gerekirdi. Ve net konuşuyorum, kendi yönetimini getirip abilik yapması gerekirdi. Yani olmayacaksa da öyle olmasaydı. Hiç değilse kafamızda, ‘acaba Büyükşehir müdahale etseydi kulüp kurtulur muydu’ sorusu olmazdı. Çünkü insanların kafasında hala Büyükşehir’in kulüple ilgilenmediğine dair bir kanı var. Ve bence Yılmaz Hoca ilgilenseydi her şey daha farklı olabilirdi. Bence hala geç değil. Büyükşehir takımı kurtarmak için elini taşın altına şimdi de koyabilir.”

*

Evet, Dündar Ünlü ile yaptığımız sohbetin ana hatlarını siz değerli okurlarımızla paylaştım.

Önemli, objektif ve adrese teslim açıklamalar okuduk.

Bakalım AK Parti teşkilatı, Ünlü’nün bu çıkışını nasıl yorumlayacak?

CHP’li aktörlerin de yorumları önemli elbette.

Kulağımıza gelmesi olası yorumları aktaracağımı şimdiden ifade ediyorum.

saglisolluhaber.com

Yorumlar (0)
13
parçalı bulutlu
Gelişmelerden Haberdar Olun
@