28.06.2021, 14:04

Eskişehir İYİ Parti'de çatışma dönemi!

İYİ Parti’nin, Türkiye genelinde gözle görülür bir yükseliş yaşadığına herkesin hemfikir olduğunu düşünüyorum.

Zira MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İYİ Parti Lideri Meral Akşener'e yaptığı “evine dön” çağrısı ile Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yine Akşener’e ilişkin ılımlı tonda konuşması ve dahi, İYİ Parti’yle Cumhur İttifakında buluşma isteği, İYİ Parti’deki yükselişi ispatlamaya yeter.

*

Yurt çapında görünen bu tablo, Eskişehir’e de yansımış durumda.

İYİ Parti teşkilatı, pandemi dinlemeden sahada kendini hissettiriyor, ‘Akşener taktiğiyle’ vatandaşları dinliyor; dahası, Eskişehir’in kronik sorunlarına ilişkin ses yükseltiyor.

Haliyle bu tempo, yurttaşlarımızın dikkatinden kaçmıyor.

*

İYİ Parti Eskişehir teşkilatının söz konusu çekim gücünde, eski İl Başkanı Mehmet Ektaş ile İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu’nun belirgin bir rolü olduğunu düşünüyorum.

Elbette merkez ve dış ilçe teşkilat yöneticileri ile önde gelen partililerin de etkisi var.

Fakat öne çıkan iki isim, Ektaş ile Kabukcuoğlu.

*

Dikkat etmişsinizdir: Yukarıda, Mehmet Ektaş için, “eski il başkanı” sıfatını kullandım.

Çünkü şok bir kararla istifa etti.

Bu istifanın, parti içerisinde soğuk duş etkisi yarattığını söylesem, yanlış bir ifade olmaz.

*

Peki, işler iyi giderken, bu istifa neden?

Pek çok fısıltı geliyor kulağıma...

- “Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu’yla güç savaşı veriyordu” diyenler var.

- “İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Zafer Tuna ile sürtüşüyordu” diyenler var.

- “Yaptığı pek çok hamlenin öncesini, ‘bir kısım’ partililer dışında kimseye haber vermiyordu, bu nedenle tepki alıyordu” diyenler var.

- “Kabukcuoğlu, Mehmet Ektaş’ı önemli bir rakip olarak görüyordu, sonunda istifa etmesini sağladı” diyenler var.

- “Parti içinde yükselen huzursuzluğu dindirmek, partinin menfaatini korumak için görevini bıraktı” diyenler var.

*

Yukarıda saydıklarımın her biri, Ektaş’ın neden istifa ettiği konusunda, bizlere ciddi bir ipucu veriyor.

*

Özellikle Arslan Kabukcuoğlu ile yaşadığı sürtüşme öne çıkıyor.

Zira Kabukcuoğlu’nun, gece saatlerinde ani bir kararla alınan istifa sonrası Sağlı Sollu Haber’e yaptığı açıklamada “pek uzlaşma yanlısı olduğu söylenemez. Yani Mehmet Bey, uzlaşılması zor bir insan. Ayrıca birtakım beklentiler içerisine de girdiğini söyleyebilirim” ifadelerine yer vermesi, ikilinin arasında geçen sorunu gözler önüne seriyor.

Dahası, bugün, Arslan Kabukcuoğlu’nun, taraftarı olduğu öne sürülen kişilerle gövde gösterisi yapar misali parti binasında gerçekleştirdiği açıklamadan yönetim kurulu üyelerinin haberdar olmadığı iddiası, problemin büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Bu noktada şu yorumu yapmak mümkün: Kabukcuoğlu artık, tam manasıyla partiye el koydu!

Bu yorumu, yalnız ve yalnız son yaşanan gelişmelerden hareketle yapmıyorum elbette; partinin kuruluşundan bu yana yapılan hamleleri ve özellikle kongrelerde gerçekleşen olayları değerlendirerek önemli bir gerçeği siz değerli okurlarımıza sunuyorum.

*

Peki, şimdi ne olacak?

Ben size olacağı söyleyeyim.

Öngörüme göre, İYİ Parti Eskişehir teşkilatı, kaldığı yerden devam edecek.

Genel manada, Eskişehirli seçmen nezdinde, İYİ Parti’den herhangi kopuş yaşanacağını düşünmüyorum.

Kaldı ki Mehmet Ektaş hala İYİ Parti’nin bir üyesi; istifa ederken de istifa gerekçesini açıklamaktan yana olmadı ve istifası üzerinden tartışma yaşanmasını istemedi.

Bu da demek oluyor ki?

Şu: Ektaş, teşkilatla paralel ya da kendi ekibiyle politik faaliyetlerine devam edecek.

Yani, hedefinde bir değişiklik yok.

Hedef derken?

Artık herkes, Mehmet Ektaş’ın, önümüzdeki genel seçimlerde milletvekili adayı olmak istediğini biliyor.

Eh, Arslan Kabukcuoğlu da istiyor ve avantaj onda.

Bu da gösteriyor ki, kamuoyuna yansımaması gereken ciddi bir çatışma dönemi başlıyor.

*

Ya bu çatışma, vatandaşların gözleri önünde cereyan ederse?

İşte o zaman, az önce ifade ettiğim “bu istifayla birlikte seçmen partiden kaçmaz” şeklindeki değerlendirmemin tersi bir hal meydana gelir.

Çünkü seçmen, kendi arasında mücadele veren karışık bir partinin, ülke yönetimine yakışmayacağını düşünecektir.

*

Örnek mi?

CHP!

CHP, Eskişehir’de, belediye seçimlerinde Yılmaz Büyükerşen, Kazım Kurt ve Ahmet Ataç’ın güçlü etki alanı nedeniyle kazanan bir parti.

Ancak örgüt içerisindeki bitmez tükenmez kavga nedeniyle, genel seçimlerde AK Parti önünde mağlubiyet yaşayan bir parti.

Ve aynı kronik hastalıktan dolayı, yıllardır devlet yönetimine talip ancak yurttaşlarımızdan yetki alamaması nedeniyle devleti yönetemeyen bir parti.

saglisolluhaber.com

Yorumlar (0)
-2
açık
Gelişmelerden Haberdar Olun
@