01.12.2023, 13:04

Kivi içen sempatik Melih Aydın’dan, …

Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun İYİ Parti’den istifa edip AK Parti’ye katılması, yurt genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de İYİ Parti’yi deyim yerindeyse dağıttı.

*

Biz Eskişehir tarafına göz atalım…

*

İYİ Parti Eskişehir teşkilatı, partinin kurulduğu günden bu yana hep karışıktı aslına bakılırsa.

Altı yıldır, ne bir il başkanı ne de ilçe başkanları görev sürelerini doldurabildiler; ya istifa ettiler ya görevden alındılar…

Haliyle teşkilat bir türlü rayına oturamadı, geçmişten bugüne skandallar hiç bitmedi, dedikodular ve şaibeler aldı başını gitti.

*

Tüm bunların üzerine bir de partinin en ağır topu Nebi Hatipoğlu istifa edince, Eskişehir teşkilatının çöküşü iyiden iyiye hız kazandı.

Öyle bir istifa furyası başladı ki…

Önceki dönem il yöneticileri, ilçe yöneticileri, eli yüzü düzgün yüzlerce üye…

Partiden uzaklaşmanın faydalı olacağını düşünerek tek tek istifa ettiler ve söz konusu istifalar silsile halinde devam ediyor.

*

Bu noktada en son istifa eden isim İYİ Parti’nin Tepebaşı İlçe Başkanı Görkem Yıldırım oldu.

Gösterişli bir istifa hareketi yaptığını ifade edebilirim.

Gösterişten kastım, istifasının müsebbibi olarak İYİ Parti’nin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Melih Aydın’ı göstermesi.

Eh, Melih Aydın gösterişli olunca, Görkem Yıldırım’ın istifası da haliyle gösterişli oluyor!

*

Şaka bir yana, asıl meseleye gelelim.

Görkem Yıldırım’ın, İYİ Parti Genel Merkezine istifa gerekçesini açıkladığı bir mektup var.

O mektupta Melih Aydın’a ilişkin ağır ifadeler yer alıyor.

Örneğin mektubun bir bölümünde şu yazıyor:

‘BEYİNSİZ SEN NE BİLİRSİN’

“Melih Aydın beni aradı ve kendisine haber vermeden Eskişehirspor’u ne akla hizmet ziyaret ettiğimi söyledi. Böyle şeylerin öncelikle kendisinin haberi olması gerektiğini ve kendisinin haberi olmadan hiç bir program yapmamam gerektiğini, çünkü beni kendisinin atattırdığını ve biat etmem gerektiğini söyledi. Ben kukla değilim, her şeyi yutabilirim ama düşünülmeden bir siyasetçiye yakışmayan hele ki Eskişehir gibi entelektüel seçmenin olduğu belediye başkanı adayına pervasız hakaretler yakışmadı. Ağıza alınmayacak hakaretler ve kelimeler söyledi. Bunun en hafifi ‘beyinsiz sen ne bilirsin ben 1 ayda 2 milyon para harcadım siz kendinizi ne sanıyorsunuz olan bana oluyor benim genel merkez ağırlığımı atlama geldiğin gibi gidersin aldırırım seni' gibi bunlar en hafifi olmak üzere çok çok daha ağır ve hakaret edici şeyler söyledi.”

*

Mektubun başka bir bölümünde ise şunlar yazılı:

‘ESKİŞEHİRSPOR İLE SAVAŞ HALİNDE’

“Melih Aydın Bey Eskişehirspor ile savaş halinde çok ciddi küfürleştiler. Melih Bey’i stada almadılar. 29 Ekim kutlamalarında tüm meydanda halkın içinde yuhalatarak istifaya davet ettiler. Kendisi de konudan dolayı cephe aldığı için şahsi sorunları yüzünden benim Eskişehirspor Başkanı ve Taraftarlar Derneği Başkanı ile görüşmemi hakaretler boyutunda söylemediğini bırakmayarak söyledi. Çünkü kendisi halk tarafından ve taraftar ve yönetim tarafından linç yemektedir.”

*

Mektubun şu bölümünü de aktarmadan olmaz:

SERDAR ULUCAN DA MELİH AYDIN'DAN RAHATSIZ MI?

“İkametgahı ve ticareti Eskişehir de bulunmamaktadır. Lütfen sizlerden istirhamım kendisi için geniş çaplı bir kamuoyu araştırması yapmanızdır. Mevcut başkanlar ve adaylar kendisinin çok kibirli olduğunu belirtiyorlar ve bugün yaşananlardan dolayı İl Başkanı ve Melih Bey karşı karşıya iken dost gözükmektedirler. Üzülerek çok sevdiğim partimden Büyükşehir Belediyemize göstermiş olduğunuz adaydan dolayı istifa ediyoruz. Affınıza sığınarak arz ederim."

*

Okuduğunuz üzere Görkem Yıldırım’ın Melih Aydın aleyhine Genel Merkeze gönderdiği mektup oldukça sert.

Aydın açısından yenilir yutulur bir tarafı yok.

Bir Büyükşehir Belediye Başkan Adayına karşı daha adaylığının başında bu ve benzeri şaibeler çıkarılması, hem de bunların parti yöneticileri tarafından yapılması büyük risk ve aidiyet duyulan parti yararına değil.

Seçmen gözünde de olumsuz bir intiba yaratacağı da su götürmez bir gerçek.

*

Peki, Melih Aydın, eski partilisi Görkem Yıldırım’ın bahse konu suçlamalarına karşı ne diyor?

Aslına bakılırsa, Yıldırım’ın açıklamalarının bir bölümünü doğruluyor!

Diyor ki Melih Aydın:

‘ZATEN GEREKLİ AKSİYONLARI ALACAKTIK’

"Kendisi olayları kışkırtmaya devam ediyor. Zaten kendisi ile ilgili şüphelerimiz vardı. Bunun için bir araştırma süreci yaşanıyordu. Bu yüzden oluşturduğu yönetim onaylanmıyordu, onaylatmıyorduk. Karşı tarafla bağlarının olduğunu düşünüyorduk. Gördük ki, şüphelerimizde haklıymışız. Kendisi istifa etmeseydi zaten gerekli aksiyonları biz alacaktık. Öte yandan sözünü ettiği Eskişehirspor ziyaretine dair iddiaları da kabul edilemez. Bu ziyareti il örgütüne de kendi örgütüne de haber vermeden yaptı. Ortada kişisel bir ziyaret var. Ziyaret ettiği kişi İYİ Parti’nin de siyaset yaptığı ve kendisinin temsil ettiği Tepebaşı’ndan AK Parti’den Tepebaşı aday adaylığını açıklayan kişi. Sorun Eskişehirspor’a yapılan ziyaret değil. Eskişehirspor ziyaret edilecekse her iki tarafın da yöneticilerinin olduğu bir ziyaret ortamı olur. Ancak kendisi, karşı tarafın Tepebaşı aday adayını bizzat ziyaret edip, görüşüp kendisine başarılar dilemiş. Elbette böylesi bir görüntünün arkasında duramayız."

*

Melih Aydın’ın yukarıda okuduğunuz açıklamasının, Görkem Yıldırım’ın iddia ve suçlamalarına karşı tatmin edici bir açıklama olmadığını söylemek zorundayım. Öyle ki, az önce de belirttim, Yıldırım’ın bazı iddialarını doğrulayan bir Melih Aydın ile karşı karşıyayız. Örneğin Yıldırım’ın Eskişehirspor’a gitmesini onaylamıyormuş. Örneğin Yıldırım’ın görevden alınması için çalışma yürütüyormuş.

*

O halde sormazlar mı adama?

Görkem Yıldırım Eskişehirspor’a gitmişse, kulübe başarılar dilemişse, aynı zamanda AK Parti’den Tepebaşı Belediye Başkan Aday Adayı olan kulüp başkanı Erkan Koca’ya da başarılar dilemişse, burada siyasi nezaketten öte ne var?

*

Rakibine başarılar dileyemez, böyle bir görüntünün arkasında duramayız diyen Melih Aydın’a hatırlatmak lazım: Şu an ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu kavramlardan bir tanesi de siyasi nezaket. Hala bölme ve ayrıştırma üzerinden yaratılan gerginliğe çanak tutmanın kime ne faydası var? Ve ne yazık ki bu davranışı, ayrıştırma politikasını ortadan kaldıracağız diyen bir liderin partisinin mensubu yapıyor.

*

Öte yandan, aynı Melih Aydın, CHP’ye gönül vermiş, halihazırda da CHP’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Yılmaz Büyükerşen’in yanına koşa koşa gitmedi mi? Seçim sürecinde doğrudan rekabet edeceği CHP’li rakibi Yılmaz Büyükerşen’e üstün başarılar dilemedi mi?

*

Dolayısıyla Melih Aydın’ın yapmaya çalıştığı politikada bir tutarsızlık ve dahi bir sakatlık var.

Aceleci, kibirli ve kontrolsüz…

*

Nereden nereye…

Baksanıza…

Kivi içen sempatik Melih Aydın’dan, …

Her neyse…

Bugünlük bu kadar diyelim.

saglisolluhaber.com

Yorumlar (1)
Adem Ercan 3 ay önce
Adamsın Arif Anbar
10
açık
banner53

Gelişmelerden Haberdar Olun

@