Başkan Soner Çam'dan Sinerji Hareketi'ne NLP eğitimi!

Sinerji Hareketi Derneği Başkanı Soner Çam, “NLP ile İnsanı Tanıma Sanatı ve Kullandığınız Kelimeler Nasıl Yaşayacağınızı Belirler” konulu eğitim verdi...

EĞİTİM 26.03.2023, 15:41 26.03.2023, 15:58
Başkan Soner Çam'dan Sinerji Hareketi'ne NLP eğitimi!

Katılımın yoğun olduğu Sinerji Hareketi Derneği Şube Başkanlığında verilen eğitimde Başkan Soner Çam, şu noktalara dikkat çekti: 

NLP NEDİR?

"Neuro:Beş duyumuzla algılanan yaşamdaki tüm deneyimleri ve bu deneyimlerin işlendiği algılama süreçlerini ifade eder. Linguistic: Dille ilgili verileri temsil eder.En geniş bağlamda,sözlü ve sözsüz iletişimi kapsar. Programming:İstediğimiz hedeflere ulaşmada, “Neuro” ve “Linguistik” faaliyetleri arzu edildiği şekilde organize edebilmeyi içerir. Kısacası NLP:Kişisel Mükemmeliği Yakalama Sanatıdır.21.yüzyılın başarı teknolojisidir.Beyni etkili kullanma kılavuzudur.Kişisel özgürlüktür.

NLP PRATİSYEN EĞİTİM İÇERİĞİ

• NLP’ nin ön varsayımları
• Temsil Sistemleri
• Düşünme biçimleri
• Göz hareketleri
• Dil kalıpları
• Göz hareketleri
• Alt modeliteler
• T.o.t.e Modeller
• Ahenk, uyum ve bütün… 

NLP ÖN VARSAYIMLARI

•    Başarma olasılığı en fazla olan birey, düşünce ve davranışlarında en fazla esneklik gösterendir.
•    Başarısızlık yoktur, alınacak dersler vardır. (Geri bildirimler vardır.) (Sonuçlar vardır)
•    Beden ve zihin aynı sistemin parçasıdır.
•    İletişimin amacı oluşturacağı etkidir.
•    Herkes tek ve kendine özgüdür. (Eşsizdir)
•    Herkes kendine en uygun seçimi yapar.
•    Her davranışın olumlu bir amacı vardır.
•    Her sorunun, bir çözümü vardır.
•    Bilgi düşünce, bellek ve hayal gücü, bilgi süzme ve depolama yöntemlerinin etkileşimi sonucu çıkar. 

BİR EĞİTİMCİNİN MÜKEMMELLİK ÖZELLİKLERİ 

•    Her zaman herkesle uyum içindedir.
•    Geribildirimde bulunmaya ve geribildirim almaya tamamen açıktır.
•    Olan biten her şeyden / herhangi bir şeyden öğrenme sağlarlar.
•    Bir öğrenme ortamı yaratırlar.
•    Kendi öğrenme limitlerini itmek için kendilerini her zaman sıkı tutarlar. (Sürekli öğrenirler.)
•    Takım odaklı deneyimleri öğrenmenin kaynağı olarak kullanırlar.
•    Kendi ruh hallerini kontrol ederler.
•    Sergilerler , gösterirler (söylemezler)
•    Herkeste mevcut olan mükemmelliği bulmak ve dışarı çıkarmak
•    Onlar öğrettiklerinin birer örneğini teşkil ederler. 

NLP ne söylediğinle değil, nasıl söylediğinle ilgilenir. Psikiyatrisler, Psikologlar, ve Sosyal Bilimler vb. “Bu gemi neden karaya oturdu” diye düşünürler. NLP ise “biz bu gemiyi nasıl denize indiririz” diye düşünürler. Dolayısuyla “NE SÖYLEDİĞİNİZ ÖNEMLİ DEĞİL, NASIL SÖYLEDİĞİNİZ ÖNEMLİ” İletişimde vücut dili % 55, Ses tono-tını % 38 kelimelerin gücü % 7’dir. Konfüçyüs’ün “SÖZCÜKLERİN  KUVVETİNİ BİLMEYEN İNSANLARLA, ESASLI BİR KONUYU KONUŞMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR”sözünü göz önünde bulundurduğumuz zaman kelimelerin gücü % 2’ye düşer. İnsanlar iletişim kurarken % 2’lik bir dilimle iletişim kuruyorlar. % 98’lik bir boşluk var.

İLETİŞİM GRAFİĞİ 

Sağ Lob; Beynimizin sağ yarımküresinin yaratıcı, sezgisel, duygusal, işitsel ve kalıp halinde algılayıcı alanlarda baskın rol oynadığı ve sezgisel davranmaya zorlar. Sevgi fedakarlık ve sadakat gibi erdemli davranışları beynin bu lobu oluşturur. Ancak duygusallık, körü körüne bağlanma, fanatizm, uçkunluk ve hurafecilik gibi inanışlar da sağ beynimizin doğurduğu olumsuzluklarıdır. Sağ beyin sentezcidir. Sezgi ve çağrışımlarla hareket eder. Sol Lob; Akılcı, analitik (mantıkçı pozitivizm), indirgeyici, dil ile ilgili ve görsel ve sözel işlevlerle ilgili faaliyetleri kontrol eder. Matematiksel düşünmek, maddi algılamak, mantıksal doğrulama, bütüncül  düşünememek, maddesel hedeflere erişmek adına insani değerleri yok saymak da bu lobun doğurduğu olumsuzluklarıdır. Konuşma beynin sol yarımkürenin işidir. “İnsan, beynini nasıl programlarsa davranışları da ona paralel olur. İnsan kendini başarısızlığa koşullandırabilir, yani programlayabilir. Düşünce ile vücut arasında çok yakın bir ilişki vardır. İnsan nasıl düşünüyorsa öyle davranır, nasıl davranıyorsa öyle düşünür.  

TEMSİL SİSTEMLERİ - İNSANLAR 4 FARKLI DİL KONUŞUR

GÖRSEL

Görsel insanlar; genellikle baş ve/veya vücutları dik olarak oturur veya ayakta dururlar. Gözleri yukarı doğru bakar. Ciğerlerinin üst kısmından nefes alıp verirler. Sandalyede öne doğru otururlar. Çoğunlukla düzenli, tertipli, iyi giyimli ve derli toplu olma eğilimi gösterirler. Resimleri görerek ezberlerler ve gürültüden fazla rahatsız olmazlar. Zihinleri sürekli oradan oraya dolaştığı için sözlü talimatları hatırlamakta güçlük çekerler. Görsel insanlar, programınızın nasıl göründüğü ile ilgilenir. Görüntü onlar için önemlidir. Genellikle ince ve uzun boylu olurlar. 

GÖRSEL İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ - GİRİŞİMCİ

- Gelecekte Yaşayan
- Sonuç Odaklı
- Hayalci (Everest Tepesi)
- Değişim Ajanı
- Olan Fırsatları Gören
- Vizyon Sahibi
- Genelde Doğru İşler Yapar

İŞİTSEL

İşitsel insanların gözleri yanlara doğru bakar. Göğsün orta kısmından nefes alıp verirler. Kendi kendilerine konuşurlar (hatta bazıları bu sırada dudaklarını bile oynatır) ve gürültüden hemen rahatsız olurlar. Dinleyerek öğrenirler ve söylediğiniz şeyleri kolayca tekrarlarlar. Genellikle müzik dinlemekten ve telefonda konuşmaktan hoşlanırlar. Adım adım, prosedüre ve sıraya göre ezberlerler. İşitsel insanlar çalışmaları hakkında yorum yapılmasını severler ve belli bir ses tonu veya sözcük kümesine karşılık verirler. Programınız hakkında söyleyeceklerinize ilgi duyarlar.

İŞİTSEL İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ - YÖNETİCİ

- Geçmişte Yaşayan
- Planlayan (Ağrı Dağı)
- Problemlere Odaklanan
- Organizasyon Yapan
- Güven Arayan
- İç Girişimci
- İşleri Doğru Yapar

DOKUNSAL - KİNESTETİK 

Dokunsal insanlar genel olarak ciğerlerinin alt kısmından nefes alıp verir. Dolayısıyla nefes alıp veriş sırasında karınlarının yükselip alçaldığını görebilirsiniz. Genellikle çok yavaş hareket eder ve konuşurlar. Fiziksel ödüllere ve dokunmaya karşılık verirler. Ayrıca görsel tiplere oranla insanlara daha yakın dururlar. Bir şeyi bizzat yaparak öğrenirler. Eğer "doğru olduğunu hissederlerse" programınızı dinlerler. 

DOKUNSAL İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ -TEKNİSYEN 

- Bugünü Yaşayan
- İş Yapan, Soru Çözen
- Kolaya Kaçan
- Mevcut Durumla Yetinen
- Titiz, Simetrik
- Sezgileri Güçlüdür.

İŞİTSEL DİJİTAL

Bu tür insanlar zamanın önemli bir kısmını kendi kendileriyle konuşarak geçirirler. Eğer kendilerine "mantıklı gelirse" programınızı dinlerler. İşitsel dijital insanlar diğer başlıca temsil sistemlerinin özelliklerini sergilerler. 

İŞİTSEL DİJİTAL - GÖRSEL, İŞİTSEL DOKUNSAL - SANAL KURGU

- Görsel, İşitsel, Dokunsal Özelliklerini Taşır.
- Sanal Kurgulayan
- Senaryo Üreten
- Bilişim İçinde Boğulan
- Teknolojik
- A Sosyal 

LİDER-YÖNETİCİ - TEKNİSYEN

Liderin de Yöneticinin de Teknisyenin de iyisi, ortası, kötüsü vardır. Belirleyici olan Liderdir.Lider (görsel) merdivenin hangi duvara konması gerektiğine karar verir. Duvar yanlışsa zaten diğerlerinin tüm yapacakları boşuna olacaktır. Yönetici (işitsel) hangi merdivenin en ucuza, en sağlam, en çabuk temin edileceğiyle ve boyunun yetip yetmeyeceğiyle uğraşır. Teknisyen (dokunsal) o merdiveni en hızlı bir şekilde oraya getirmekle ve onun en hızlı bir şekilde çıkmakla sorumludur. Teknisyenin gücü fiziksel olarak yapabileceği iş miktarıyla, yöneticinin gücü idare edebildiği teknisyen sayısıyla ve liderin gücü vizyonuna bağlayabildiği yönetici sayısınca belirlenir. Türkiye’de iş yaşamındaki problemler, bu üçünün birbirleriyle olan ilişkilerinde yatar. 

KULLANDIĞINIZ KELİMELER NASIL YAŞAYACAĞINIZI BELİRLER 

Kullandığınız her sözcükle bir anlaşma imzalarsınız. Hem kendinizle hem karşınızdaki ile hem de tüm evrenle! Bir insan gelecekte ne yaşayacağını merak ediyorsa Bugün ne konuştuğuna baksın. Muhtemeldir ki bugün en çok konuştuğunuz şey yarının deneyimi olacak, sadece OLMASINI İSTEDİĞİNİZ şeyleri söyleyin. "Ben hasta olmak istemiyorum "yerine, ”ben sağlıklıyım." "Yaşlanmak istemiyorum" yerine "Ben her daim genç kalıyorum.." Yaşlanmak istemiyorum diyen insanların oradaki odağı yaşlanmaktır mesela... Ve sonucunda yaşlanmak kaçınılmazdır. Öyle ki beyin negatifi algılamaz. Söylenen her sözü gerçek kabul eder. Mesela siz, "Unutma" dediğinizde onu "unut" olarak alır. Onun yerine "Aklında tut" demek daha doğrudur. Birisine, “Panik yapma” dediğinizde daha fazla panik olacaktır. Bunun yerine "sakin ol" demek daha uygundur. Bu yüzden ne yapmak istemediğimizi değil ne istiyorsak onu söylemeliyiz! Birisi size eğer sizi gördüğünde "hasta gibi görünüyorsun" dediğinde, eğer siz buna inanır ve onaylarsanız bu anlaşmayı imzalamış olursunuz ve çok fazla sürmeden hasta olacağınıza dair sizi temin ederim! Hastalık demişken bazı insanlar var hastalıklarına sıkı sıkı sahip çıkan... "Benim şekerim var!" "Benim tansiyonum var!" BENİM..!!! "Benim" diyerek siz bu kadar sahip çıkarsanız o hastalık da sizi hayatta bırakmaz!  Çünkü "Ben" diye başlayan her cümleyi bilinçaltı sahiplenir ve emir kabul eder. Bazen de kişi burada kurbanı oynamayı seçer. Hatta bazen bundan hoşlanır bile... Çünkü o hastadır ve çevresinden daha önce görmediği ilgiyi görüyordur. Farkındalığı olan kişi ise o noktada bedeninin kendine verdiği mesaja bakar. Ve şu soruyu sorar "Bilmem gereken şey ne? Hayatımda neyi değiştirmem gerekiyor?" "Neden ben?" değil.."Nerede hata yaptım Ve bu hastalıkla bedenim beni uyarıyor?" demeliyiz. Büyüklerin çok söylediği bir söz vardır. "Bir şeyi kırk kere söylersen olur." Hiç düşündünüz mü neden acaba? Çünkü dil neyi çok söylerse, bilinçaltı onu gerçek kabul eder, beyin onu gerçekleştirmek için harekete geçer. OLUMLU KONUŞMAK ve DÜŞÜNMEK işte bu yüzden çok önemlidir. Dr. şöyle der: "Olumlu kelimelere odaklanarak ve bunları yansıtarak genel sağlığınızı iyileştirebilir ve beynimizin işlevselliğini artırabiliriz. Enerjinizi hangi kelimeler üzerine odaklıyorsunuz? Eğer hayatınızın istediğiniz kadar güzel olmadığını fark ettiyseniz, olumsuz kelimeleri ne sıklıkta kullandığınızı not etmek için bir defter tutun. Gerçekten daha iyi bir hayatın ne kadar kolay ulaşılabileceğini gördüğünüzde şaşıracaksınız. Kelimelerinizi değiştirin, hayatınız değişsin.. Sözlerinizle birlikte davranışlarınızda değiştiğinde siz değişmeye başlarsınız. Siz değiştikçe yaşamınızda değişir. Bir bakarsınız ki yaşamınız söyledikleriniz, düşündükleriniz, davranışlarınız olmuş.. Bu yüzden olmasını istediğiniz şey neyse ona odaklanın olmamasını istediğinize değil..! Şimdi şu iki cümleye bakın. Ve iki cümlenin de ayrı ayrı size ne hissettirdiğini düşünün...

- Bugün hava çok güzel ama yarın yağmur yağacak.

- Yarın yağmur yağacak olsa bile bugün hava çok güzel!

Sadece iki kelime AMA ve OLSA BİLE kelimeleri cümledeki ifadeyi ne kadar değiştiriyor değil mi? İlkinde olumsuz bir duygu durumu ikincide ise her şeye rağmen mutlu olma durumu. Biz sade düşüncelerimizden değil, duygularımızdan da bütün evrene karşı sorumluyuz. İçimizdeki kinden, nefretten, intikam duygusundan yükselen eksi elektrik, dünyadaki bütün zerreleri ürpertiyor, Haberimiz var mı? Veya içimizden yükselen ve içine yeryüzündeki bütün insanları, bütün hayvanları, bütün nebatatı, bütün eşyayı içine alan bir hayır dua, bir güzel dilek, dalga dalga bütün zerrelere, iyinin, güzelin, temiz, asil ve yüce olanın ışınlarını yayıyor. Ne olur kalbimizi, kafamızı hep sevgiyle, saygı ile, edep ile, incelikle, güzel duygularla doldursak."

*Şems-i Tebrîzî der ki…*

*Eğer hala KIZIYORSAN* Kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir. 

Eğer hala KIRILIYORSAN Gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.

Eğer hala KINIYORSAN, af makamına ulaşmamışsın (öfke ve kin seni cayır cayır yakıyor) demektir.

Eğer hala ”BEN” demekten vazgeçmiyorsan, dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.

Eğer hala musibetlere yana yana üzülüyorsan, gerçeği bilmiyorsun demektir.

Eğer hala şikayet ediyorsan, HAKİKATİ göremiyorsun demektir. 

Huzurlu mutlu güzel günler yaşamanız dileğiyle. İnsanın Cevherinde Rakamlara Sığmayan Anlayışlar, Bu Anlayışlarda Hesaplanamayan Yetenekler, O Yeteneklerden Doğan Sınırsız Eğilimler, Ve Bu Eğilimlerden Oluşan, Sonsuz Düşünce ve Hayaller Vardır… İnsanoğlunu tanıtan bu sözlerin, insanoğlu  fakında değiller."  

saglisolluhaber.com

Yorumlar (0)
10
açık
banner53

Gelişmelerden Haberdar Olun

@