banner196

İstiklal Mahallesi Muhtarı Hüseyin Alparslan: Belediye görevini yapıyor!

Eskişehir İlk Haber gazetesinin bu haftaki sayısında İstiklal Mahallesi Muhtarı Hüseyin Alparslan ile mahallesi hakkında görüştük.

ESKİŞEHİR 26.02.2024, 15:42 26.02.2024, 15:45
İstiklal Mahallesi Muhtarı Hüseyin Alparslan: Belediye görevini yapıyor!

MUHABİR - DİLARA ADAK

Muhtar Alparslan Odunpazarı Belediyesi ile ilişkilerinin kuvvetli olduğuna vurgu yaparak, “belediyeyle ilgili bir sıkıntı olmuyor. Günde 3 sefer çöpün alınıyorsa, çöp olur mu mahallende? Olmaz. Yani belediye görevini yapıyor. Örneğin araç parkını engellemek için dubalar var, bazen zarar görebiliyor. Belediye onu hemen onarıyor. Benim mahallemdeki fen işleri de çalışıyor, temizlik işleri de çalışıyor. Belediyenin her türlü kısmıyla ilgili bir sıkıntım yok” dedi.

Sizin ihtiyaç sahipleri için gerçekleştirdiğiniz çalışmalar kamuoyunda bir hayli ilgi görüyor. Bu çalışmalardan bahseder misiniz?

YOKSULLARA EKMEK DAĞITIYOR

HÜSEYİN ALPARSLAN: İstiklal Mahallesi'nde 10 yıl azalık yaptım, 5 yıldır da muhtarım. Rahmetli Rasim Apaydın 40 yıl muhtarlık yapmış, Türkiye Muhtarlar Derneği'ni kurmuş rahmetli muhtarımızdır. Onun oğlu da 20 yıl muhtarlık yapmış, o da rahmetli oldu. Ben de 10 yıl onların azası olarak çalıştım, 5 yıl da muhtar olarak devam ettim. Şu anda yine yerel seçimler geldi, tekrar adayım. Bu 5 yıl içerisinde mahallemdeki ihtiyaç sahiplerine Cuma gününe denk getirerek bir hafta kuru fasulye, nohut; bir hafta, çay şeker, yumurta, peynir, zeytin gibi gıda dağıtıyorum. Daha sonra bunu ekmeğe döndürdüm. Her hafta Cuma günleri vatandaşa ekmek dağıtmaya çalışıyorum, hayırseverler fırına para bırakıyorlar, ben kimin bıraktığını bilmiyorum ama bir bakıyorum bana 100 ekmek gelmiş, 150 ekmek gelmiş, ben de bunları dağıtmaya çalışıyorum. İhtiyaç sahibi insanlarla da iletişimi korumaya dikkat ediyorum.

Peki, tekrar seçilmeniz halinde İstiklal Mahallesi'nde ne gibi sorunlara ses olmak istiyorsunuz?

‘YENİ MUHTARLIK BİNASI YAPILSIN’

HÜSEYİN ALPARSLAN: Mahallemiz çarşı içerisinde olduğu için yalnız yaşayan insan sayısı daha fazla, diğer mahallelere benzemiyor. Bizim mahallemizde okul yok. Bir tane cami var. Buradaki yalnız yaşayan insanlara gelin işte burada ben eğlence düzenliyorum burada bunu yapıyorum veya bu etkinlik var dediğinizde bu kişileri bulamazsınız. Onlar zaten tiyatroya gidecekse önceden biletini alıyor gidiyor. Bir gençlik merkezi yaptık mahallemizde ama bende 0-18 yaşında ancak 80-100 tane çocuğum var. Bu 100 tane çocuğun zaten ekonomik durumu iyi, ailesi ona her türlü desteği sağlıyor. Bu çocukları burada bulabilmek çok zor. Belli günlerde örneğin Eskişehir'in kurtuluşunda bir etkinlik yapılabilir. 19 Mayıs'ta etkinlik yapılabilir, yani belli bir gün seçmek gerekiyor etkinlik yapmak için.

Muhtarlığımız eski. Şehir içerisinde kalması nedeniyle muhtarlık binasının yeri yok. Rahmetli Mehmet Apaydın'ın kendi dükkânı, ben kira ödüyorum. Elektriğini suyunu telefonunu kendim ödüyorum devletin bana ödemiş olduğu maaştan. Odunpazarı Belediyesi bu konuda bir söz verdi. Ben de o sözlerini şu anda bekliyorum bakalım ne zaman yapacaklar?

‘YANMAYAN LAMBA İSTEMİYORUM'

Mahallemizde yol, elektrik, su sorunumuz yok ama elektrik direkleriyle ilgili sorunumuz var. Elektrik işletmesinin bir uygulaması var. Ben, bakıyorum 1281 tane direğin yanına gitmişim. Bu bir Türkiye rekorudur. Mahallemde yanmayan elektrik direklerinin hepsini yaptırmak için müracaat etmişim, onlar da yapmışlar. 1281 direk çok fazla. Bunun da tekrar kontrol edilmesi lazım OEDAŞ tarafından. Niye bu kadar çok fazla yani, sık sık yapıyorlar. Sosyal medyada da paylaştım bunu, yanmayan varsa diyerekten, arkasından 10 tane daha arıza çıktı. Ben mahallemde yanmayan lamba istemiyorum. Eğer burada güvenliysek, diyelim ki gecenin saat birinde ikisinde bir bayan yalnız başına benim mahallemde evine rahatça geliyorsa, o sokağın aydınlık olması lazım.

Peki ilettiğiniz taleplere belediyenin yaklaşımı nasıl oluyor?

‘BELEDİYE GÖREVİNİ YAPIYOR’

HÜSEYİN ALPARSLAN: Şimdi belediyeyle ilgili bir sıkıntı olmuyor, nasıl olmuyor zaten herkes kendi işini yapıyor. Size soruyorum günde 3 sefer çöpün alınıyorsa, çöp olur mu mahallende? Olmaz. Yani belediye görevini yapıyor. Ancak o zaman kimde problem varsa nerede problem varsa onların eğitimsizliğinden oluyordur. Vatandaş zamanında çöpünü çıkartmıyordur, çöpünü atacağı yere atmıyordur, bunun için sıkıntı oluyordur. Belediye rutin olarak sabah geliyor, öğleden sonra 14-14.30 gibi geliyor, gece geliyor. Ağaçları buduyor. Vatandaş yeni dikilmiş ağacı evimin güneşini engelliyor diye şikâyet ediyor. Yani yapıyorsun bir türlü yapmıyorsun bir türlü yani.

‘BELEDİYEYLE SIKINTIMIZ YOK’

Mahallemde 3 tane kapalı otopark var. Kapalı otoparkların aylık ücreti şu anda 2.400 TL'ye çıktı. Bu çok para, yani 1.200 liradan 2.400 liraya çıktı. Ev kirası öder gibi kapalı otopark parası ödüyoruz. Kaldırımlara park edenler oluyor. Bu arada kaldırımlardaki o dubaları gelip de benim mahallemdeki insan vurduğu yok. Sabahleyin bir bakıyorum, kaldırımdaki dubalar kırılmış. Adam gelmiş, bir tane bira içmiş, arabasına vurmuş. Stres atmak için, yani keyfi. Öyle yanlışlıkla vurdum değil yani. Adam zaten onu yaşamaya gelmiş benim mahalleme. Her toplumda her türlü insan var. Belediye ertesi gün olmasa bile 1 hafta içerisinde geliyor, onu onarıyor. Yani benim mahallemdeki fen işleri de çalışıyor. Benim mahallemdeki temizlik işleri de çalışıyor. Belediyenin her türlü kısmıyla ilgili bir sıkıntım yok.

Adalar Eskişehir için ziyaretçisi bol olan büyük bir değer. Adalar'ın bir ihtiyacı, buraya yapılması gereken bir hizmeti var mı?

ADALAR'A UMUMİ TUVALET TALEBİ

HÜSEYİN ALPARSLAN: Buraya gelen turistlerin lavabo ihtiyacı var. Bunu CİMER'e bile yazdım, olumsuz bir tepki aldım. Herkes cami arıyor. Bu mahallede de bir tane cami var. Onun da bir tane tek kişilik tuvaleti var, çok iyi de değil. Yani, benim buranın da, muhtarlık binasının da tuvaleti yok. Ben de oraya gitmeye çalışıyorum. Belediyenin belki cumartesi pazar seyyar bir tuvaleti olur veya oradaki dükkanlardan birini kiralar tuvalet yapar. Böyle bir şeyin yapılmasında fayda var, çünkü çok insanın geldiği bir yer. Vatandaşın kendi gözümle gördüğüm, tespit ettiğim bir ihtiyacı var. Buraya bir tuvalet yapılmasından yanayım. Sizin aracılığınızla bir daha söylemiş olayım.

İstiklal Mahallesi'nin sokaklarında sık sık yük boşaltmak için veya başka sebeplerle duran araçlar trafik oluşturabiliyor. Bu nasıl çözüme kavuşabilir sizce? Halkın veya yetkililerin yapması gerekenler neler?

SORUNLARA TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER

HÜSEYİN ALPARSLAN: Bakın, bu ülkede fahri müfettişlik var, değil mi? Evet, fahri müfettiş yalnızca ceza yazmak için var. Son kaymakamlık toplantısında ben de, hiç olmazsa belli bir ihtiyacı olan muhtarlıklara fahri müfettişlik verilmesini talep ettim. Sayın kaymakamımız dedi ki, bu kanunla verilen bir şey, olmayacak bir şey yani. Tamam, eyvallah. Ama teklif etmemdeki sebep, mesela şimdi kafamı kaldırdığımda karşıda bir tane araç duruyor, görüyorum yani. Bunun buradan kaldırılması lazım. Az önce size elektrikle ilgili bir program gösterdim. Bu bir kolaylıktı değil mi? O direğin yanına gidiyorum, 1 metre yanına o fotoğrafı çekiyorum ve bunun neticesinde yapılıyor ve bundan bunlar bir fayda sağlıyoruz, hoşumuza gidiyor. Aynı şekilde bunun ESKİ de uygulamasının ön yüzünü değiştirsin, patlak varsa, onun resmini göndereceğim, anında çözümle buluşacak. Yani bu bir kolaylık, değil mi?

‘MUHTARLARA FAHRİ MÜFETTİŞLİK VERİLSİN’

Üçüncü olarak da emniyetin fahri müfettişi gibi muhtara da fahri müfettişlik açılabilir. Yani orada görev vereceğin kaymakamlık bunu yapabilir. Aynı şeyi diyelim ki kaldırıma park eden araç gördüm ve bunun fotoğrafını gönderdiğimde, incelensin uygunsa ceza yazılsın, uygunsa kaldırılsın, uygunsa bir şey yapılsın. Eğer bu yapılırsa sen de vatandaş olarak bildirebilirsin, ben de bildirebilirim. Ama benim bildirdiğim o ana merkezdeki kişi tamamı ne işte drift mi diyorlar ne diyorlar... Hani caddelerde arabalarla egzozunu bağırttırarak döndürerek bir şeyler yapıyor. O kişiye de ceza yazılabiliyorsa yazılsın, yaptırım yapılabiliyorsa yaptırılsın. Yani çok basit, ufacık dokunuşlarla bu tür işler düzelebilir. Biliyoruz ki buradaki işte kargo firmalarının önlerinde cepler var, cep dediğimiz yer aracını oraya park ediyor, oradan indirme-bindirmeleri yapıyor. Burayı akşama kadar kullanan bu nakliye şirketleri ama düzgün kullanmıyorlar, yani otopark gibi kullanıyorlar, getir-götür diye değil. Orada bir tane araç durması gerekiyor. Bunun 5 tane arabası var. Beşi de aynı sokağı kapatıyor. Aynı durum Atatürk Caddesi'nde var veya Porsuk'ta arabalar giremiyor. Orada da bariyer koymuşsun. Adamın cenazesi oluyor, giremiyor. Adamın işi düğünü oluyor, giremiyor. Ara sokaklara gelmek zorunda kalıyor. Kim giriyor oraya? Çöpçü giriyor, ambulans giriyor, polis giriyor, ama cenazesi olduğunda bu insanın oraya kadar yaşlısı var, gelmesi gerekiyor. Buranın da mesela aç kapa anahtarının muhtarda olması gerekiyor.

Mahalle sakinlerinin size en sık ilettiği sorunlar neler?

‘PAZARA GİDEN KADINLAR İSYAN EDİYOR’

HÜSEYİN ALPARSLAN: En son Cuma günüydü. Pazara gelen 10 tane bayanın 9 tanesi küfür ediyordu. Pazar arabasına hiçbir şey alamamış, cebinde para kalmamış. Ben bu çocuklarıma ne yedireceğim diye düşünüyor. Ne diyor, biliyor musun? İçtenlikle söylüyorum. Karnabahar 40 lira, ıspanak 40 lira, lahana 40 lira diyor. 40 liradan aşağı bir şey yok diyor. Bunların hepsi aynı yerden geliyorsa ve sorun nakliyeyse bu neden denetlenmiyor diyor. Bunu söyleyen ev hanımı, Pazarcılar Odası’nın yönetim kurulu oturup bakıp da diyor, birazcık olsun insaflı olun diyebilecek hiç mi bir sistemleri yok mu diye soruyor. Esnaf odaları başkanı kaç sefer pazarı gezdi de bizim bu derdimize çare oldu diye soruyor. Makam veya kişi kötülemek için söylemiyorum, vatandaş cebindeki paraya göre artık 200 lirayla, 2 çocuklu 3 çocuklu kişi o pazara gidemiyor. Utanıyor, alamıyor, kızıyor; kocasına mı kızsın, hükümete mi kızsın bilmiyor. Kime kızsın, kime kızacağını bilmediği için isyan da bundan çıkar. İsyan, huzursuzluk da bundan çıkar. Yani isyan derken memleketteki isyanı demiyorum, evindeki huzur, evindeki huzur.

Son olarak, sizin buradan mahalle sakinlerine iletmek istediğiniz, söylemek istediğiniz bir şey var mı?

MUHTARLIK BİNASINDA ISRARLI

HÜSEYİN ALPARSLAN: Mahalle sakinlerine değil de benim bir tek isteğim var. Muhtarlık binası için tuvaleti olan, günün şartlarına uygun, modern bir imkân dâhilinde yer verilmesini talep ediyorum. Bir an önce yapılmasını arzu ediyorum. Eğer 5 yıl içerisinde bunu başarabilirsek, çok büyük bir şey değil ama başarabilirsek mutlu olurum. Muhtarlık, böyle parayla yapılabilecek bir şey değil, ama devletin bir maaşı var buradan karşılıyorum ihtiyaçları. Ama devletin diğer muhtarlarıyla kıyaslandığında, o muhtarlarla aramızdaki fark olmuş oluyor, yani burada şahsi zararım olmuş oluyor. Bunun giderilmesini talep ediyorum. Kolay, yani çok basit bir şey. Belediye buranın kirasını öder, buranın güzelleştirmesine yardım eder veya kaymakamlık yeni bir yer bulur, oraya taşır. Diğerlerine yaptığı gibi. İşte Emek Mahallesi’ne yaptığı gibi, Kurtuluş Mahallesi’ne güzel bir muhtarlık binası yaptı. Burayı da yapabilir. Sayın Başkanım söz vermişti ama bilemiyoruz bunu ne zaman yapacak. Yani ucu açık bir şey, yapar yapmaz, seçilir seçilemez. Siyasetin elinden değil de devletin kendi mekanizmasından bu işlerin yapılması lazım.

eskisehirilkhaber.com

Yorumlar (0)
10
açık

Gelişmelerden Haberdar Olun

@