11.06.2021, 12:49

Geçmişten günümüze siyasi ahlak

Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar bedbahttırlar.

- Mustafa Kemal ATATÜRK -

Yıl 1978 Bülent Ecevit’in başbakanlığında kurulan CHP kabinesinin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı; Maraş Olaylarında yaşanan zafiyet ve görevinin gereklerini yerine getirememesi üzerine kamuoyundan ve özellikle kendi partisinden aldığı tepkiler üzerine görevinden istifa eder.

Yıl 1979 Bülent Ecevit’in başbakanlığında kurulan CHP kabinesinin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş; yasak aşk yaşadığı iddiası üzerine kamuoyu baskısına dayanamayarak Başbakan Bülent Ecevit ve Türk halkından özür dileyerek istifa eder.

Yıl 1984, Turgut Özal’ın başbakanlığında kurulan ANAP kabinesinin İçişleri Bakanı Ali Tanrıyar (Turgut Özal’ın bacanağı); Kapıkule Gümrük Müdürlüğü personelinin de dâhil olduğu kaçakçılık olayı ile ilgili mali şube ekiplerince yapılan operasyonla büyük bir yolsuzluk olayı patlak verir, dönemin Maliye ve Gümrük Bakanı Vural Arıkan vaziyetten İçişleri Bakanı’nı; İçişleri Bakanı da Maliye Bakanını suçlayarak iki bakanlık arasında devlet krizine neden olur, Başbakan Turgut Özal ise iki bakanın da istifasını ister, bacanak bakan istifa ederken; Maliye Bakanı istifaya direnir, bu direnmenin üzerine başbakan Turgut Özal’ın önerisi ile Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından görevinden azledilerek Türkiye tarihinde görevinden azledilen ilk bakan olarak tarihe geçer.

Yıl 1985, Turgut Özal’ın başbakanlığında kurulan ANAP kabinesinin Devlet Bakanı İsmail Özdağlar; Uğur Mengencioğlu isimli bir armatör devlet bakanının kendisinden rüşvet istediğini iddia eder, başbakan Turgut Özal olayın üzerine gider, İsmail Özdağlar önce bakanlıktan alınır, meclis tarafından verilen soruşturma önergesi 'oybirliği' ile kabul edilir ve daha sonra Yüce Divan’da yargılanır, cezasını alır, milletvekilliğinden istifa ederek siyaset sahnesinden ayrılır.

Yıl 1989, Turgut Özal’ın başbakanlığında kurulan ANAP kabinesinin Bayındırlık ve İskan Bakanı Safa Giray; Otoyol ihaleleri sözleşmelerinde fiyat farkı ödenmeyeceğine ilişkin hüküm bulunmasına karşın, fiyat farkı ödediklerinin ortaya çıkmasıyla, meclis tarafından Soruşturma Komisyonu kurulur, 1993 yılı itibariyle bakanlık görevinde bulunmayan Safa Giray, Yüce Divan'a sevk edilir.

Yıl 1996, Necmettin Erbakan’ın başbakanlığında kurulan Refah-Yol Kabinesinin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar; Susurluk ilçesinde 4 kişiyi taşıyan bir otomobil ile kamyonun çarpışması ile trafik kazası meydana gelir, otomobilin içerisinde eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, Mehmet Özbay sahte kimlik taşıyan Interpol tarafından aranan Abdullah Çatlı, milletvekili Sedat Bucak, Melahat Özbay sahte kimlik taşıyan manken Gonca Us bulunur, devlet-polis-mafya ilişkilerinin ortaya çıkmasına neden olan skandal kazadan sonra İçişleri Bakanı hakkında gensoru verilir, bakan istifa eder, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından hakkında soruşturma başlatılır, dokunulmazlığı kaldırılır, Meclis Araştırma Komisyonu kurulur, mahkemece uzun yıllar süren yargılamalar neticesinde cezasını alır.

Yıl 1997, Mesut Yılmaz’ın başbakanlığında kurulan ANAP-DSP kabinesinin Devlet Bakanı Eyüp Aşık; hakkında arama kararı bulunan Alaattin Çakıcı ile konuşmaları basına sızar, konuşma içeriklerinde “Biliyorsun, seninle konuştuk. Sağolasın. Yani, sen benim abimsin. Sen o zaman, bize bir haber verdin işte... Biz de o zaman bildiğin gibi yer değiştirdik...” Ben sana bir şey söyleyeyim. Ben bir iki kişiyle daha haber gönderdim sana. Hem Enis'e söyledim” benzeri vahim ifadelerin geçtiği iddia edilen telefon konuşmaları üzerine bakanlık ve milletvekili görevlerinden istifa eder, kendisini Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı’na ihbar ederek dokunulmazlığının kaldırılmasını ister, yargılanır, beraat eder, siyasi kariyerine onuru ile devam eder.

Yıl 2021, organize suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla hakkında arama kararı bulunan bir kişi, devletin en yüksek makamında yer alan insanlara lakaplar takar, alay konusu haline getirir, yolsuzluk-rüşvet-uluslararası bazda uyuşturucu ticareti-kara para aklama-vatana ihanet iddialarında bulunur, kahvede-pazarda-camide-lokalde-dernekte-otobüste insanların bir araya gelebildiği her mecrada bu iddialar konuşulur, iddiaların yayınlandığı platformda toplam izlenme sayısı 87 milyonu geçer. Muhalefetin mecliste araştırma komisyonu kurulması talebi iktidar partisi oylarıyla reddedilir, her yerde konuşulan iddialar milletin meclisinde konuşulamaz-araştırılamaz, bir aydır tek bir cumhuriyet savcısı dahi tahkikata başlayamaz.

Devlet makamlarına böylesine aşağılık lakaplar yakıştırılması, yakıştırılmasına müsaade edilmesi, kim olursa olsun bir kişinin bu yakıştırmaları tahayyül dahi etme cüretinde bulunabilmesi, korku iklimi ile iddiaların gerek idari gerek adli yönden soruşturulamaması günümüz Türkiye’sinin ne yazık ki bir gerçeğidir. 

Tarihimiz boyunca makam sahiplerine haklı veya haksız gerekçelerle çeşitli iddialar, yakıştırmalar, ithamlar ileri sürülmüştür. Ancak hiçbir zaman şahısların makamlarına zarar vermelerine; kendilerini makamlarından üstün görmelerine izin verilmemiştir. Devlet adabımız, şahısların makama zarar vermemek adına istifa edebilme fedakârlığında bulunmalarını gerektirmektedir. Zaman tarafsız ve bağımsız yargıda aklanıp, alın akıyla görevine dönebilme cesaretini gösterebilme zamanıdır. İlgililere duyurulur...

saglisolluhaber.com

Yorumlar (1)
Mustafa 6 ay önce
Böyle bir zamanda bu yazıyı yazabilme cesaretini gösterebildiğiniz için ayrıca tebrik ederim.
5
parçalı bulutlu
Gelişmelerden Haberdar Olun
@